Tugba 的个人资料iyi veya kötü hayat bir ...照片日志列表更多 工具 帮助

日志


4月26日

kalp

                                                                      Kalp

Selim kalp:Kendisinde şek,şüphe olmayan kalbin hastalıklarından arınmiş kalp.

2-Münib kalp:Günahlardan Rabbine tövbe edip,Rabbıne yönelen kalp.

3-Mümin kalp:İman kendisine yapışmış ,iman içine işlemiş kalp.

4-Mutmain kalp:Allah (cc)ın zikriyle sukunet bulan kalp.

5-Huşulu kalp:İlahi heybet içine işlemiş,huşu ile dolmuş kalp.

6-Ürperen kalp:Azameti ilahiyeden titreyen ürperen kalp.

7-Sabit kalp:İmanın sapa saglam yerleştiği kalp.

8-Genişlik kazanmış kalp:Gönlü ilahi feyze kab olmuş geniş kalp.

9-Hasta kalp:Şüphe ve nifak hastalıgı olan kalp.Münafıkların kalbi

10-Mühürlenmiş kalp:Hakka ve hakikate perdeli mühürlü kilitli kalp.

11-Örtülü kalp:Kalpleri örtü ile hakka örtülmüş kalp.

12-Paslı kalp:İsyanlarla üzeri paslanmış kalp.

13-Kör kalp:Hakkı göremeyen kalp.

14-Gafil kalp: Dünya hayatına dalıp gaflette olan kalp.

15-Katı kalp:Ürpermeyen taş gibi olmuş kalp.

1月24日

sabır..

"""Öyle bir yanacak ki için, kimseye anlatamayacaksın. Günlerce ağlayacaksın gözyaşının lâhutî ikliminde. Sonra en yakınındaki, en yüreğindeki vuracak hislerini... Canım!dediğin dönecek sırtını. Bir "ah!" çekeceksin derinden ve anlamaya çabalarken empatinin gücüyle, arkanı döndüğünde kimse kalmamış olacak. "Sabır" diyeceksin, yine sabır... Kalb kırmak çok kolay oldu, kalbin değeri pazarlara bile çıkartılmaz oldu.! Aldırma diyemem, aldıracaksın elbet, hislenip içerleyeceksin belki.Yok gönül, yok! Sahibi var hepsinin. Bırak duymasın insanlar, bırak sertliği onlara!!!  Yeter ki sabret gönül, asıl sahibini düşünüp sabret, Sen sabret gönül... Felaket tellalları susmasınlar isterlerse? Olumsuzluğu yaymanın zevkine doyamayanlara inat, bütün güzel düşüncelerini yay sere serpe..."""

imkansız mavimi bekliyorum..

bak...
geldim...
yine!


rahat,
mutlu...

ben buyum!

kayaların üzerine çıktım,
koştum sana...
bulutlar önüme serilmiş,
bulutlar yol,
çağırıyorlar,
adım atsam ölürüm,
atmasam dayanamıyorum!

yürüdüm...
coştum sana!

sen!
kim olduğunu bilmediğim,
bilmeden dilediğim,
ne çoktun yokluğunda,
çoktun bana!

karanlıkta uzanıp tutamadığım yıldızlar,
parmak uçlarımı yakarken,
yüreğime adını yazdılar,
gecenin cazibesiyle bir olup,
sen belki de ateştin bana...

yakma...

sen sisli bir günde,
özlenen güneş kadar uzaktın dağlara...
ben,
ben adını koyamamışlığımın içinde,
ötelerde bir yerde,
ne istedim bilmiyorum ama...

düş senken,
sen benken,
ben düşken...

ben buyum!

sen; burdasın mmm galiba...
ama
sana bir sır vereyim mi?
ben bunu seviyorum...


kayaların üzerine çıktım,
koştum sana...
bulutlar önüme serilmiş,
bulutlar yol,
çağırıyorlar,
adım atsam ölürüm,
atmasam dayanamıyorum!

ama düş işte!
dağların zirvesinde bulutlarla bir oluyor adımlarım...
ve ben seni aradığımı sanıyorum o sonsuzlukta...

oysa, aradığım sadece huzur...

sana bir sır daha vereyim mi?
aldanma mısralara, ben yazmayı seviyorum...düşlerim kanatlı melek, ben uçmayı seviyorum... özgürlüğümün içinde, kimseyi istemiyorum...sadece imkansız mavimi bekliyorum
12月5日

İMAM GAZALİDEN öğütler

İnsanları iyi tanı
Ey oğul!
Heveslerine ve nefsine uyan aşağılık çukuruna yuvarlanır. Zarif görünümlü insanlar fazla ilgini çekmesin, dış görünüşe pek aldanma. Çünkü insan, kalbiyle, düşüncesiyle ve diliyle adamdır, kıyafetiyle değil.
Benzi sarı, zayıf kimseleri hor görme. Çünkü insan iki küçük et parçasıyla ölçülür: Kalbi ve dili. Öyleyse insanların bu iki değerinden faydalanmaya çalış; gerisi et, kan ve kemiktir.
 
 
Herkese hoşnut davran
Ey oğul!
Dostuna da düşmanına da hoşnutluk göster.
Başkasına eza ve cefa etmekten kendini alıkoy ve bunu onlardan korkup ürktüğün için de yapma. Sadece iyi bir huy olduğunu düşünerek öyle davran.
Ortayolu tut
Ağırbaşlı ol
Ey oğul!
Ağırbaşlı, terbiyeli, saygılı ve nezaketli olmaya çok dikkat et ve itina göster. Ancak böyle yaparken gurura kapılma. Sonra senden bu sıfatla söz edilir.
Halka tepeden bakma. Sonra senden bu sıfatla bahsedilir.
 
 
11月28日

nasıl yasarsanız!

"Nasıl bir hayat yaşıyorsanız, öyle ölürsünüz.
 Nasıl öldüyseniz,
 öyle de dirilirsiniz.."

 

Hadis-i şerif

11月20日

lokman suresi 16-22

lokman(a.s)'ın oğluna öğütleri...

16- "Ey oğlum, (yaptığın iş) gerçekten bir hardal tanesi ağırlığında olsa da, (bu,) ister bir kaya parçasından ya da göklerde veya yer(in derinliklerinde) de bulunsa bile, Allah onu getirir (açığa çıkarır). Şüphesiz Allah, latif olandır, (herşeyden) haberdardır."

17- "Ey oğlum, namazı dosdoğru kıl, ma'rufu emret, münkerden sakındır ve sana isabet eden (musibetler)e karşı sabret. Çünkü bunlar, azmedilmesi gereken işlerdendir.

18- "İnsanlara yanağını çevirip (büyüklenme) ve böbürlenmiş olarak yeryüzünde yürüme. Çünkü Allah, büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez."

19- "Yürüyüşünde orta bir yol tut, sesinden de (yüksek perdeleri) eksilt. Çünkü, seslerin en çirkin olanı gerçekten eşeklerin sesidir."

20- Görmüyor musunuz ki, şüphesiz Allah, göklerde ve yerde olanları emrinize amade kılmış, açık ve gizli sizin üzerinizdeki nimetlerini genişletip-tamamlamıştır. (Buna rağmen) İnsanlardan öyleleri vardır ki, hiçbir ilme dayanmadan, bir yol gösterici ve aydınlatıcı bir kitap olmadan Allah hakkında mücadele edip durur.

21- Onlara; "Allah'ın indirdiklerine uyun" denildiğinde, derler ki; "Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız." Şayet şeytan, onları çılgınca yanan ateşin azabına çağırmışsa da mı (buna uyacaklar)?

22- Kim ihsanda bulunan (biri) olarak yüzünü (kendini) Allah'a teslim ederse, artık gerçekten o kopmayan bir kulpa yapışmıştır. Bütün işlerin sonu Allah'a varır.

11月15日

sabır

                                                                          Sabır, hiç yüzü ekşitmeden acıyı yudum yudum içine sindirmendir....

CÜNEYT BAĞDADİ

 

                     

hadis

Ebu Hureyre:
Hz. Peygamber (sav)'in şöyle söylediğini işittim: "Sizden birinizin kapısının önünden bir nehir aksa ve bu nehirde hergün beş kere yıkansa, acaba üzerinde hiç kir kalır mi, ne dersiniz?" "Bu hal," dediler, "onun kirlerinden hiçbir şey bırakmaz!" Aleyhissalatu vesselam: "İşte bu, beş vakit namazın misalidir. Allah onlar sayesinde bütün hataları siler" buyurdu
-Buhari
10月29日

terkeder insanı...

Kalbin ayarı kaçarsa namaz insanı terk eder. Önce azaltır ziyaretlerini… Ekstraları keser; günde yalnızca beş kez uğrar. Sonra dörde indiriverir. Sabahın o sağaltan bereket ikliminden mahrum kalırsınız. İkindiler meşgaleye takılır, öğleyi de sürükler peşinden. Akşam nazlı bir gelinin duvağının ardındaki tebessüm gibidir. Kıymetini bilmez, zaman denen ırmağın akışına karşı müteyakkız olmazsanız sonunda o da göstermez olur yüzünü.
Yatsıyı yitirmek geceyi direksiz bırakmaktır. Sabahı savsaklamanın gündüzü savunmasız bırakması gibidir bu. Evrenin her an başınıza yıkılabileceğini duyumsarsınız alıp verdiğiniz her nefeste.
“Oruçsuz neş’esiz” kalıverirsiniz sonra ortalıkta… Bindiğiniz dalları kesmekten beter, beslendiğiniz kökleri kurutursunuz. Namaz terk ederse sizi, sonunda oruç da bırakır. Önce bir iki delik, sonra kalbura döner kalbiniz.
Namaz – oruç ikilisinin gurbetindeyseniz, reklâm vermeye cömert elleriniz zekât vermeye cimrileşir. Oysa zekât verebilmek dünyanın en büyük bahtiyarlıklarındandır. Bunu hak etmiyorsanız, mahrum bırakılırsınız. Verebiliyorsanız, hâlâ sevinecek, hâlâ avunacak bir şeyiniz kalmış demektir. Her an, önceki mevzileri kazanma gücüne kavuşabilir; her an oruçla ve namazla ödüllendirilebilirsiniz.
Önce zekât vermenin heyecanı terk eder kişiyi. Heyecanını yitirdiğiniz şeyi hepten yitik sayabilirsiniz. “İmanın halâveti” yitince geriye kuru şekiller kalır. Ruhu çoktan uçup gitmiş bir namazın, içi çoktan boşaltılmış bir orucun, esprisi kaybolmuş zekâtın, anlamı kaymış haccın, cihadın ve kurbanın faydası mı, zararı mı çok kestirmek güçtür.
Yitiğinin bilincinde olursa insan, onu yeniden arayıp bulmak, yeniden kazanmak için harekete geçebilir. Ya sahtesiyle değiştirilmiş kopya bir namaza, oruca, zekâta, cihada tutunmuşsa bir ömür! Vah o adamın haline
!

10月22日

.

Söz uçar, yazı kalır....

Amel defterimizi en güzel yazılarla bezemek duası ile....

 

10月1日

akıl

Akıl akıl olsaydı adı gönül olurdu
Gönül gönlü bulsaydı bozkırlar gül olurdu..

NECİP FAZIL KISAKÜREK
9月8日

nerelerdesin?

Bir kara gecedeyiz hepimiz...
Gönlümüzdeki nurun farkına varmadan, zifiri karanlık geceleri yaşıyoruz. Hak'la beraber olmanın huzurunu çoktan unutmuş gönüllerimiz....
Penceremizden dışarıya bakarken gözümüzün önündeki yaprağın müthiş yaradılışını değil de geleceğimizin endişesini görüyoruz.
Âlem "Bir" diyor. Âlem uyanık. Âlem zikrediyor. Beynimizdeki müthiş kargaşa mezara kadar sürerse vay bize, yazıklar olsun bize!
Uyanıklık nedir ya, fark ediş nedir? Evvelâ bedenlerimiz uyanık olacak. Âlemin zikir hâlinde olduğu geceleri gafletle geçiriyoruz. Rab'den ilâhî muhabbet istemek yersiz bu durumda..
Gece kalkıp aşk-ı ilâhî ile feyz şebnemine tutulan kullar varken senin gibi âcizi neylesin!
Öyleyse bir "Ah!" çek derinden. Niyet et İslâm'a yeniden. Bir diriliş muştusu söyle gönlünden. Kıyâmetin çok yakın. Ân kadar yakın.
Bu dünyadan ilâhî muhabbeti kendine celbetmeden gidersen, o müthiş zevkten mahrum kalırsın yazık olur sana....!
"O " sana çok yakın!.. Sen nerelerdesin?
8月26日

dua

Rabbim
En sevgiğini en sevdiğim eyle
Ve değmesin sana yaklaşmayacak sevgi yüreğime
Rabbim
Habibini habibim eyle ...
5月10日

..

"Aldığın her nefesi fırsat bil, ot değilsin yeniden bitmezsin."

 

Ömer Hayyam

5月2日

TESETTÜR AYETLERİ

Mümin erkeklere söyle: Gözlerini sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. Bu kendileri için daha temizdir" (en-Nûr, 24/30). Kadınların örtünmesi konusunda da şöyle buyurulur: "Mümin kadınlara da şöyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Zinet yerlerini açmasınlar. Bunlardan kendiliğinden görünen kısmı müstesnadır. Baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar. Zinet yerlerini kendi kocalarından, babalarından, kocalarının babalarından, oğullarından, kocalarının oğullarından, kendi erkek kardeşlerinden, kendi kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, kendi kadınlarından, kölelerinden, erkeklik duygusu kalmayan hizmetçilerden veya henüz kadınların gizli yerlerine muttali olmayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizleyecekleri zinetleri bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar. Ey müminler! Hepiniz Allah'a tövbe edin. Böylece korktuğunuzdan emin" umduğunuza nail olasınız" (en-Nûr, 24/31).
 
 
Kadınların ev dışında veya yabancı erkeklerin yanında normal ev içi elbisesinin üstüne bir dış elbise daha giymeleri gerekir. Ayette şöyle buyurulur: "Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu onların tanınıp, kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur. Allah çok yarlığayıcı ve çok esirgeyicidir" (el-Ahzâb, 33/59)
 
 
4月25日

.

 

Allah Teala bir kalbi, kendisinden hayayı gidermekle cezalandırdığı kadar

hiçbir şeyle cezalandırmamıştır

                   Malik bin Dinar HZ.

4月16日

akşemseddin'den öğütler

Her işe besmele ile başla!

Temiz ol daima iyiliği adet edin!

Dünyanın mutluluğuna mağrur olma!

Kimseye kızma eziyet ve cefa etme!

Ömrün uzun olsun istersen, kimsenin nimetine haset etme!

Kimseyi kötüleyip, atıp tutma!

Senden üstün kimsenin önünden yürüme!

Dişin ile tırnağını kesme!

Çok uyumak kazancın azalmasına sebep olur!

Akıllı isen yalnız yolculuğa çıkma!

Seher vakti Kur'an-ı Kerim oku!

Daima Allah-ü Teâlâ'yı zikret!

Kendini başkalarına methetme!

Namahreme bakma, harama bakmak gaflet verir.

Kimsenin kalbini kırıp, viran eyleme!

Edepli, mütevazi ve cömert ol!

Yanlız bir evde yatmaktan sakın!

Velî, insanlardan gelen sıkıntılara tahammül edip katlanan kimsedir. O, toprak gibidir.

Toprağa her türlü kötü şey atılır.

Fakat topraktan hep güzel şeyler biter..."

 

4月13日

...

Denizin dibinde incilerle taşlar karışık bulunurlar. Övülecek şeyler de kusur ve yanlışların arasında bulunur.

Mevlana

..

Hayat bir öyküye benzer, önemli yanı eserin uzun olması değil iyi olmasıdır.

Seneca

adım adem!

Adım Adem !..,

Eşref-i mahlukatım ben..,

Mahlukatın en şereflisi yani..,

Rabbim verdi bu ünvanı bana.,

Düşmanlarım çatlasın !..

* * * *

Adım Adem !,

Evet;

Cennetten kovuldu dedem..,

Ama bu bir imtihan..,

Yanlış anlaşılma olmasın..

* * * *

Adım Adem !..,

Düştüğüm yerden kalkmasını bilirim ben..,

Sen..,

Ey ezeli düşmanım şeytan…,

Beni iyi tanırsın..

* * * *

Adım Adem !..,

Şereflerin en üstünü bana bahşedilen..,

Biliyorum .,

Bu yük ağır,imtihan çetin..,

Kimse hafife almasın..

* * * *

Adım Adem !..,

Ya’ Yaradılmışların en üstünde yerim,

Ya da..,‘’Esfelessafilin’’ de

Cehennemin en dibi yani..,

Allah korusun !…

* * * *

Adım Adem !..,

Düşmana boyun eğmeyeceğim..,

Rabbime’’ Elest’’te söz verdim..,

Canımı vereceğim,

Amma,’’İmanımı’’ asla vermeyeceğim..

* * * *

Adım Adem !..,

Cennetten çıktım da geldim gurbete..,

İnşaallah,gene oraya döneceğim..,

Boşuna uğraşma şeytan..,

Cehenneme seni, yalnız göndereceğim..

Adım Adem !..,

Rabbimin sevgili kuluyum.,

İslam kılıcı elimde,dua zırhı dilimde .,

Güçlüyüm imanımla,

Eşref-i mahlukatım ben..,

Öyle çıktım huzurdan..,

Ve İnşaallah,

Öyle geri döneceğim..

Eşref Abdullah..